bursa escort bursa elit escort görükle escort bursa escort görükle escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan vip transfer alanya porno izle porno izle sikiş izle sikis izle mobil porno izle porn izle hd porno izle canlı casino makrobet kacak bahis
Bugun...



NE BİLİM! ŞAHSİMİSTAN!

Mustafa Türker: NE BİLİM! ŞAHSİMİSTAN!

facebook-paylas
Güncelleme: 12-04-2021 23:19:26 Tarih: 12-04-2021 23:10

NE BİLİM! ŞAHSİMİSTAN!

‘’ HİÇBİR ŞEY DÜŞLERİNİZ KADAR SİZE AİT DEĞİLDİR ‘’ #FriedrichNietzCHE

 

Bilimsel kurallar uyarınca, kuralların kendileri var olduğu halde bilimin kendisi ortalıklarda yoktu! Bilim felsefesi mekanikleşmiş akıl ve uslamlamaya dayalı sorularla sorunsalları sorgulamaz. 

 

Değişmeyen klasikleşmiş ezber mantığının basit sorularına, değişen yanıtlar aramak ve değişen sonuçlara ulaşmaya çalışmak, farklı sonuçlar beklemek rasyonel bir tercih olamaz. Rasyonel insan aklının zekice üst perdeden dışa vurumu esastır ve son derece yüksek önem arz eder. Akıl ve zekâ; insanlarla hayvanlar arasındaki ayrımın kesin hatlarını çizer. Aklın zekâsına ait uslamlamalarımıza dair düşüncelerimiz, bizim elimizdeki yegâne insani zevk alma kaynağımızdır. Doğrusal kıyaslamalarımızla nesnel pozitif sonuçlara vardığımızda, bilimsel objektiflik ilkesine ulaşırız. Düşünsel akımların eylemsel hareketliliği, bilimsel tarafsızlığın ortak değerlerinde fiilen yer almalıdır. Düşüncelerinde olgunlaşan ve birey vasfına nail olan bir insan, düşünmenin mükâfatını mutlaka alır. Bilinç ve istenç dışı zeki insanlara ait eylemsel majör sorumluluk duygusu uygarlığa ve beşeriyete başat anlamlar katar. 

 

İçinden çıkılması imkânsız sorunsalların kaynağında hayatın ve yaşamın dehlizlerinde, varoluşunun özünü analiz edip sentezlemeye başlayınca da özgür düşüncenin onurlu ilerleyişinde aklın ve zekânın doruklarına bilfiil erişilir. Bilimsel sorumluluğun nezaketinde yüce ruhlu bir asalet gizlidir. İnsanlığı ayakta tutmak ve yüceltmek varoluşunu, bilim felsefesine adanmış, bilime emanet edilmiş, bireysel varlıklarını kutsal sorumluluklarıyla taçlandırmış, bilimsel hakikatleri arayanların emeklerinin kaynağından alır. İnsan davranışlarının kökenlerinde içgüdüsel gereksinimlere bağlı yüksek motivasyon yatar. Motivasyon son derece önemlidir, ancak tek başına kökenleri itibariyle davranışın oluşmasında yeterli değildir. İnsanlık yepyeni arayışların peşinde yaşamın derinliklerine dalmış yönünü aramaktadır.

 

Tüm yorucu zorluklarına rağmen hayatını onurlu bir şekilde insanların hayatlarına dokunarak doğru yaşayabildiysen ve hiçbir karşılık beklemeksizin birilerinin hayatlarına dokunabildiysen ve çekilen acılarda yüreklere bir nebze ferahlık akıtıp içten gülümsetebildiysen, içsel huzurun erincini de kendinde saklayabildiysen hayatında en büyük ödülle onurlandırılmış ongunlukları yaşarsın.

 

Evrensel değişmez yasalardan biridir ‘’ Bil ki; korktuğun her şey başına gelecek! ‘’ *Andrenokrom ayinleri ve ritüelleriyle insanlığa hükmedenlerin maskelerinin ardından virüslerle işbirliği yapmak mı var? Zavallı insanlık kendini özgür sanmakta ve hakikatleri görmekten de muzdarip. Medeniyetin ve geleceğin dünyasının yeniden dizayn edildiği yeni normal safsatalarıyla, insan ırkının beşeriyetinin uygarlığı 21. yy da dijital faşizmle, nano teknolojik yapay zekâyla geriletilerek, kitlesel geri kalmışlığın köleliğine mahkûm edilecek. Emperyalizm, global egemenliğini buna göre yeniden biçimlendirerek, insanlığa ve uygarlığın geleceğine ipotek koyup, insanoğlunu egemenlerin boyunduruğu altında yaşama mecburiyetine zorlayacaktır. Bilimsel realitenin felsefi gücü, dinin kutsal inançlarıyla, evrim teorisinin söz konusu süreçlerinde çok çetin sert tartışmalarla çatıştıracakları, medeniyetlerin yeniden inşa edileceği, zamanın ruhunda uygarlığın tarihle yeniden yazılacağı evrensel değişimler yaşanacaktır. (*Andrenochrome; Adrenalin hormonunun düzeyinin yükseltmesiyle elde edilen ve moleküler formülü C9H9NO3 olan kimyasal bileşiktir.)

 

İdeolojik tezlerin pratiklerinde sosyalizm karşısında yenik düşen kapitalist liberal burjuva sistem, emrinde olan milliyet, din ve inanç argümanını global düzlemde lokalizasyonla amaçsal doğrultuda yeniden farklı şekilde kurgulayacaktır. Bölgesel odaklı güç alanlarında merkezi hükümranlığını pekiştirmek adına bir başka biçimde harmanlayıp hasadını da toplayacaktır. Analitik açıdan çıkmaza düşen sistemsel yetersizliklerinin yerini, sistemlerinden arta kalan döküntülerinin kırıntılarından doğan dijital faşizmden geliştirilen **genom-bilimsel sömürü mekanizması alacaktır. İnsan genlerine etki edecek mikro organizmaların emrinde işlevsel görevler yüklenilecek virüslerle işbirliği oluşturulacaktır. Geleceğin savaşlarının silahı virüsler olacaktır. (**Genom-bilim; Organizmaların DNA’larındaki gen dizilimlerini ortaya koyan ve bu dizilimlerin üzerinde etkili mikroçip cihazlarla gen dizilimlerine müdahaleleri içerir.)
Entelektüel dünyanın, ‘’ İnsanlığın yarınları adına ‘’, sivil toplum örgütleri ile sınır tanımayan meslek örgütlerini evrensel ölçekte dünya genelinde örgütleyip organize olmalarını, hangi yöntemlerle engelleyeceklerine dair, egemen hegamonlar gizli hesaplar ve planlarını perde arkasında kurgulamaktadırlar. Son tahlilde kurgusal alt yapısını hazırlayan global sermaye baronları ve dijital, tekno faşizan sermaye işbirliğinde görev dağılımı yapılmış durumdadır. Bu bağlamda ‘’ böl, parçala, zayıf düşür ve yönet ‘’ emperyalist strateji, ulus devletlerin yıkımına yönelik, rol paylaşımına uygun eylem ve aksiyon planlarını hazırlayıp, çoktan yetki alanlarında aktörlerine sorumluluklar yüklediler. ***Gnostik toplumlarla, emperyalist devlet liderlerinin tehlikeli gizil örgütlenmeleri, uygun konjonktürel yapıların oluşturulması planlarında kullanılacak argümanlarının dayanak noktasında, Afrika kıtası başta olmak üzere, ‘’ Dünya nüfusunun hasadı gerekli ‘’ diyen, tekno-faşizmin neo sömürgeci zihniyetinin kafası, dünyaya hâkim hegemonyal tek hükmeden konumundadır. (***Gnostik: Hristiyanlığı; İbranilerin Gelenekleri, Zerdüştlük, Doğu Dinleri, Antik Yunan Ezoterizmi ve Antik Mısırın Hermitizmini de kapsayacak şekilde ekletik açıdan sentezleyen tarikat felsefesi. Dünya egemenlerinin inanç yapısıdır.)

 

Pandemi süreci emperyalist kapitalist sömürü sistemi için işler haldedir. Pasteur’den Fauci’sine günümüze kadar viral alanda çalışmalarda bulunan bilim adamları hiçbir zaman basitçe varsaydığımız covid de dâhil tüm virüsleri izole etmediklerini, dolayısıyla virüsleri bilimden faydalanarak sihirli bir dolandırıcılıkta kullandıkları tartışılmaktadır. Bilim tarihinin sayfalarında virüslerin sihirli gizemleri vardır. Covid de kült virüs haline dönüştürülerek dünya tarihindeki yerini çoktan almış durumdadır. 

 

Halk sağlığını esas alan yasalar uyarınca, aşılar aslında yasal açıdan net bir şekilde tanımlanmış bilimsel terimdir. CDC ve FDA standartları kapsamındaki aşılarda, aşının bileşenlerine ait özellik, hem aşı alan kişide bir bağışıklığı güçlendirici anatomik koruyuculuğu arttırıcı etki göstermesi gerekir, hem de yaygın bulaşmayı önleyip bozuma uğratması şarttır. Tarih boyunca insanoğlunun geliştirdiği tıbbi toksik aşıların hiçbiri bunu başaramamıştır. Bu bağlamda yan etkilerinin doğurduğu bir takım sağlık sorunlarına ve hastalıklara yol açtığına da tanıklık ederiz. 

 

mRNA aşı değildir, ilaç değildir, tedavi değildir. Hücre yapısı içerisinde kimyasal bir patojenin üretim faaliyetini serbest bırakan kimyasal patojen bir cihazdır. Bir ilaç değil tıbbi bir cihazdır. Çünkü bu cihazlar CDRH ‘’ Cihazlar ve Radyolojik Sağlık Merkezi ‘’ tanımına uygundur. Covid mRNA Aşısı, DNA’nızı programlayabilen ve dolayısıyla sizi seviyenize göre programlayabilen bir işletim sistemidir. Abartı değil gerçek bilimsel doneler. Moderna, web sitesinde, mRNA teknolojisinin bir ‘’ YAŞAM YAZILIMI ‘’olduğunu ve ‘’ bilgisayardaki bir işletim sistemine çok benzer bir şekilde çalıştığını ‘’ belirtiyor.( Bknz: Moderna web sitesi.) 

 

Dolayısıyla bu aşılar yeni bir çığır açıcı teknolojik ürünler olup, uzun vadede yapay zekâya doğru evirilen dijital faşizmin karşısında insan genomunun da hazır hale getirilmesine yönelik bir proje olma ihtimali bende şüphe uyandırıyor! Yapay zekâ ürünü ve değişik genomların çaprazlaması neticesinde oluşturulacak hybrid türlerin evriminde, insan ırkının korunmasına yönelik bir ön hazırlık da olabilir. Diğer inaktif aşılar her kes tarafından bilinen tıbben genel kabul görmüş olan ilaç endüstrisinin üretim teknolojilerinin benzeri virüs eksenli, öldürülen virüs parçacıkları, bakteriler ve patojen eriyiklerden oluşturulan antikor içeren klasik bilinen aşılardır. Son tahlilde aşılar kamusal bir haktır ve dünya uluslarına eşitlik ilkesi içerisinde, ticari bir metaya dönüştürülmeden patentsiz ve ücretsiz olarak herkese temin edilmelidir. 

 

Epidemolojik aşıların içerisinde ‘’ lusiferaz ‘’ mı var? Işıldamaya yol açan oksidatif enzimleri içeren bir madde olup, lüsiferin molekülünün lüsiferaz enzimi tarafından oksijenle yükseltilmesi neticesinde X-Ray etkinliği olan kapılardan geçiş esnasında parlamaya yol açacak mı? Gelişmiş toplumlarda aşı karnesi ye da pasaportu serbest dolaşımda zorunlu hale getirilecek mi? Bireylerin istem dışı aşılamaya zorunlu tutulacağına dair şüpheler ve kaygılar çok yaygın. Bilimsel içerikli şüpheye dayalı korkuların yol açtığı kaygılar ve kaynağını dinsel inanç sistemlerinin ortodoks bağnazlığından alan aşı karşıtlığı neticesinde toplumlarda aşı olmak istemeyen kitlesel yığınlar oluşmuş durumdadır.

 

Sinovac aşısının gerçek dünya izlem verisi nedir? İki doz aşımı tamamlanmış kitlenin en az iki hafta süreyle takip ve gözlem neticesinde kaç kişide semptomlu covid görülmüştür? Kaç kişi yaşamını kaybetmiştir? Koruma derecesi yapılan testler neticesinde hangi düzeydedir? Son yapılan açıklamalara baktığımızda, Çin hükümetinin aşının, daha önceki açıklamalarının aksine, DSÖ etkinlik standartlarının onay kriterlerinin altında olduğunu itiraf etmesi, Sinovac aşısının toplum sağlığı açısından skandal bir tercih olduğunu da ortaya çıkarmıştır. Klinik çalışmalarının sonuçları bilinmeyen, farklı ortamlarda farklı sonuçları ortaya çıkmış Sinovac aşısı için, sağlık bakanlığı ve diğer resmi kurumlar bilimsel verileri manipüle ederek, verilerle oynamak koşuluyla şeffaf ve dürüst davranmayarak, halk ve toplum kandırılarak, halkın sağlığı tehlikeye atılmıştır. Hükmeden, sağlık bakanlığı ve bilim kurulu! ‘’Kompakt Bilimsel Salgın Yönetimi’’ izlemek yerine, viral salgını politik fırsata çevirmek hesaplarıyla, toplumu siyasal beklentilerine kurban etmişlerdir. Etkin olmadığı itiraf edilmiş Sinovac aşısı olan insanların durumu ne olacak? Ayrıca söz konusu aşının varyant ve mutant covid türlerine karşı hiçbir olumlu etkisinin olmadığı da bilimsel verilere dayalı bir gerçektir. 

 

Salgın her gün artarak can almaya ve hızla yayılmaya devam ediyor. Günlük pozitif vaka sayıları varyant mutant virüslerin yayılmasında nüfusla orantılandığında Avrupa ve Dünya da birinci sıraya yükseldik. Aşılamada yetersiz kalındı, gerek aşının tedarik ve temininde gerekse aşıya ulaşmada ekonomik yetersizlikler, günlük vaka oranlarında nüfusa oranla en fazla olduğu ülke konumuna geldik. 1,4 milyarlık Hindistan’ı da geçtik. Test kitlerini satın aldıkları sağlık bakanlığı yardımcısının şirketine kamu ihale yasalarına aykırı ihalesiz bir şekilde haksız kazanç sağlanmıştır. DMO alet edilmiştir. Bu kadar kötü ekonomik şartlarda açlık ve sefalet içerisinde çaresizlikle hayata tutunmaya çalışan milyonlarca insanın alın terleri ve emekleri, salgın koşullarında pandemi fırsatçılığı ile sömürülmektedir. 

 

Salgının başlangıcında bu yana izlenen yanlış sağlık politikaları, şeffaflıktan uzak olup verilerle oynanmakta, veriler bilimsel içerikli olmaktan çok uzak ve analitik olarak da karşılığı bulunmamaktadır. Salgının bir türlü kontrol altına alınamaması, sadece günü kurtarmak adına kapitalist piyasa ekonomisine hizmet eden palyatif, yapay önlem ve tedbirlerin ötesine geçilememiştir. Kompakt ve bilimsel olmaktan çok öteye, yanlış sağlık politikalarında çözüm aramak ve viral mutant varyantla ilgili alternatiflerin üretilememesi de sorunsalı daha da derinleştirmektedir. Halk sağlığını ön planda tutmayarak toplumsal sürü bağışıklığını tercihleyen gizli ajanda mı var? Emeği ve hakkı ödenemez Sağlık Emekçilerinin ‘’ Bizler acılar içindeyken acımadılar, kaybettiklerimize üzülürken üzülmediler.’’ diye sitem ederken, hükmeden ‘’ Saldım çayıra Mevla’m kayıra ‘’ modundadır. Pandemi sürecini başlangıçtan beri siyasallaştırılarak, bilimsel olmayan yalan yanlış sağlık ve toplumsal politik tercihlerine bağlı yönetimsel uygulamalardaki yetersizlikleri sebebiyle salgın kontrol dışına çıkmıştır. 
Sağlık emekçileri yorgun ve bitap düşmüştür. Semptomları gösteren PCR testinin tanı değerleri ülkelerden ülkelere farklılıklar göstermesi test sonuçlarının güvenirliği sorgulamaktadır. Kişilere semptomlu olsalar dahi çeşitli nedenlerle test yaptırmaktan kaçınılırken, sağlık çalışanlarına rutin testler fazla görülerek vaka temaslarında da testleri kısıtlanmıştı. Sağlık personeline periyodik tarama testleri yapılmamıştır. Risk gruplarına test yapılmaması, aşı da öncelikli gruba sağlık çalışanlarının ve ailelerinin tamamının risk grubuna dâhil edilmesindeki tutarsızlıklar ile aksaklıklar yaşanmaktadır. Öğretmenlerin öncelikli aşı grubuna katılması durumu ise kesinlik kazanmamıştır. Sistemli bir aşı programı oluşturulamamış, her olayda olduğu gibi burada da kendilerine ve yakınlarına imtiyazlı davranılmıştır.

 

Her gün yaklaşık 40 - 50 bin emekçinin covid - 19 yakalandığı salgın ortamında, çalışanların kısa çalışma ödeneği sonlandırıldı ve ücretsiz izinle evlerine gönderilmek suretiyle açlığa mahkûm edilmiştir. Anayasal hakları ve çalışma hayatı kurallarını hiçe sayıp çiğneyerek, sermaye sınıfının burjuvazi buyruklarını yerine getiren hükmeden, emekçileri, esnaf ve küçük burjuvaziyle çiftçileri ve emeklileri yokluk, sefalet ve açlığa mahkûm etmiştir. Anayasal sosyal hukuk devletinin gereği yerine getirilerek yapılması gereken; tüm çalışanlara ve diğer kesimlere 1 aylık ücretleri peşin ödenmek suretiyle üretim durdurulup, ülke genelinde şirketler, yıllık toplu izinlerini aynı anda kullandırılmalı ve tam kapanmayla salgın kontrol altına alınmalıdır. Geleceği kurtarmak adına devlet olarak fedakârlık yapmak mecburiyetindeyiz. 

 

Varyant olarak mutant virüsün pik yaptırıldığını maalesef acı bir deneyimle yaşıyoruz. İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya mutantı varyantlarının çok daha süratle bulaş ve etkili yayılması, ölümcül etkisinin çok daha tehlikeli boyutta olması bir an önce etkin ve etkili aşıyla aşılanma hızlandırılmalı, geçmişte yapılmayan tam kapanmaya gidilmelidir. Çin’in Vuhan da izlediği strateji izlenmelidir. Tespit edilen virüs ve ilişkili kişilere yaygın testle acil tespit edilenler sosyal izolasyona alınmalı ve steril hijyenle çevresel ve bölgesel karantina uygulanmalıdır. Kaldı ki şimdi bir de aşı faktörü mevcut olup hemen aşılamaya geçilmelidir. Bu bağlamda TTB ve Üniversiteler, Bilimsel Kuruluşlar ve ilgili taraflardan oluşan tarafsız bir çalışma komitesi zaman kaybedilmeden derhal kurularak, her türlü yetki ve kaynakla donatılmak suretiyle bağımsız çalışmaları sağlanmalı ve en kısa zamanda bilimsel içerikli sistematik programlı bir eylem planını devreye sokulmalıdır. Basiretsiz politikacıların yanlış karalarıyla zamanında yapılmayan tam kapanmanın ağır faturasın ülke olarak hep birlikte ödüyoruz. Covid - 19 vakalarında enflüanza zatürreye dönüştürüp yoğun bakımlarda vicdanlı! Cinayetler yaşanmaktadır. Yalan yanlışların akıl dışı kararları masumların acı gözyaşlarında hayat bulur. 

 

Yanlış sağlık politikalarının bedelini halk sağlığı açısından, başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm ulusça ödüyoruz. Ölümler sorgulanmadıkça, ölümlerin sorumluları tespit edilemez ve ölenlerin hesabı sorulamaz. Hükmedenin pragmatist, palyatif, sistemsiz ve çözümler üretmekten uzak kalan göstermelik günübirlik uygulamaları, siyasal iktidarın kendi siyasal ikbali için kurguladığı yapay ve sahte bir takım illüzyonist politik aldatmacalardan ibaret olduğunu söyleyebiliriz. Salgında alınacak rasyonel tedbirlerinin gereğini yerine getiremeyen ve TTB nin tamamen yok sayan, otokratik siyasal rejimin tiranının sağlık politikasının olumlu sonuçlar vereceğini beklemek, tamamen tozpembe hayallerle kendini avutmaktan ibaret kalır. Olağan kaderci kabullenişin muktedirlerinin gizil bir uygulamasına tanıklık ediyoruz.  Başarısız ve arsız siyasi iradenin bilim dışı tutum ve gerçekçi olmayan teokratik inançsal anormal uygulamalarının sonucunda, zaten gerçekte hiçbir zaman kontrol altında olmayan süreç, tamamen kontrolsüz başıboş bir şekilde savrulmakta ve alternatif çıkış yolları olmadığından da mecburen toplumsal sürü bağışıklığına sürükleniyoruz. Bilimsel realiteyi inkâr eden bağnaz cehaletinizin yalan yanlışlarıyla hakikatin doğrularına varamazsınız!   

 

Bilimsel metodolojiden uzak halk sağlığı politikalarının uygulandığı siyasal tercihlerine bakınca; toplum bağışıklığı deneyen bazı ülkeler de dâhil olmak üzere, belli bir sistematik mantığı olmayan, saçma sapan, amaçsız, sağlık politikaları ve Ne Bilim! Kurulunun etkisiz kaldığı pandemi mücadelesinin, tüm dünyada bir başka kötü örneğinin eşi benzeri de yoktur. Bilim dışı akıl ile izahı mümkün olmayan bir sağlık politikasıyla pandeminin kontrol ve denetim altına alınması mümkün değildir. Siyasal İslami geleneksel mukadderatçı, kaderci inanç sisteminin, Bilimsel Darvinizmle ve evrim teorisiyle inatlaşma mı yaşadıklarımız? Yaşatılabilecek insanların bile isteye ölümlerine göz yumulmakta mıdır? Yapılan kongreler, mitingler ve benzeri toplu düğünler, Cuma, bayram namazları teravihler ve her türlü ayırımcı istisnai kayırmacı tutumları sorgulanmalıdır ve hesabı da sorulmalıdır. Siyasal tercihlerin halk sağlığını hiçe sayan tutarsız uygulamalar ile sosyal politikaların sermaye sınıfı çıkarları uğruna feda edilmesi ve sınıfsal gelir dağılımında geniş halk kitlelerinin giderek daha da fakirleşmesi, keza buna mukabil sermaye sınıfının aşırı derecede orantısız zenginleşmesine tanıklık ediyoruz. 

 

Devletlerin yapmış olduğu sosyal yardım ödemelerinde tercihleri de net bir şekilde topluma ekonomik ve maddi yardım dağıtılırken izlenen yöntemler, daha önce de olduğu gibi, kapitalist sistemin işleyişinin sekteye uğratılmaması adına geniş halk kitlelerinin bir şekilde kontrol ve denetim altında tutulması babında değerlendirilmelidir. Dolayısıyla John Maynard Keynes’in sosyalizmi, Adam Smith’in kapitalist sistemi tezine, antiteziyle ideolojik olarak kazanmış durumdadır. Kapitalist sistemin burjuva devletinin serbest piyasa ekonomisi yapısal işleyişi çökmüştür. İnsanlığın ve dünyanın canını okuyan liberalizm ve günümüzdeki mutant sistemi neoliberal sistemi de kapitalizmin ana vatanında çöpe atılmıştır. 12 Eylül 1980 faşizminin Freedman’cı monetarist (parasalcı) uyduruk neoliberal politikalarının ülkemizde de sonu gelmiştir. Emperyalist kapitalist toplumlarda liberalizmim iflasıyla Keynesgil sosyalizmin politik uygulamalarıyla batıda sosyal demokrat devrimi yaşanmaktadır. Kapitalist ötesi bir topluma hızla ilerleyen dünya halkları birleşmelidirler. Ülkemizde sermaye sınıfı dahi bunu algılamış durumdadır ki devlet erkini kullananları bu noktaya doğru zorlamaktadırlar. Siyasal İslam parasalcıdır ve çalışmadan, üretmeden kendi İslami ticari kapitalizminden beslenen iç sömürgecidir. İç kaynakları haşerat gibi emerek verimsiz alanlarda rantla devşirip yalayıp yutarak yok eder.

 

Coronaya karşı geliştirilen aşı çalışmaları, patent ve kapitalist sömürü sistemine kurban edilmesi, tescil onay ve geçerliliğini test neticelerinde onanması, DSÖ nün tekelinde ve/veya güdümü altında olduğu global sermaye baronlarının talimat ve direktifleri doğrultusunda hareket edilmesi, sorgulanacak alanların başında gelmektedir. İnsanlığın eşit koşullarda aşı erişimine sahip olamaması, geri kalmış fakir ülkelerin insan halklarıyla toplum sağlığının, vahşi kapitalizmin rant çıkarlarına kurban edildiğini görüyoruz. Modern Tıp Biliminin, bilimsel kriterlerinin ön gördüğü tüm deney ve test denemelerinden başarıyla geçmiş, onay almış tescillenmiş aşılar dünya uluslarına ücretsiz dağıtılmalıdır. Finansmanı da uluslararası kuruluşlar ve DSÖ tarafından karşılanmalıdır.
***

 

İngiliz kraliyeti ve küresel el’itlerin ‘’ Küresel Baronlar Komitesi ‘’ masonik piramit örgütlenmesine bağlı 13 aile ve toplamda 300 global düzeyde faaliyette bulunan sermaye baronu aileden oluşur. Bunlar komite anlayışında, soy bağından gelen örgütsel disiplin içerisinde faaliyetlerini ifa ederler. Değişen dünya konjonktürel şartlarına paralel oluşan çıkarlar nedeniyle alt baronlar da zamanın ruhuna uygun değişirler. Küresel görev dağılımında herkese biçilmiş bir sorumluluk alanı vardır. Örgütsel disiplin içerisinde kendilerine düşeni sorgulamaksızın fütursuzca yerine getirirler. Piramit’in tepesindeki 13 egemen baron aile asla değişmez ki bunlar kendilerine ‘’ Dünya Konseyinin Egemenleri Hegamonlar ‘’ derler. En tepede İngiltere kraliyet ailesi vardır ki İngiltere bir ülke değil, şirkettir - Mevcut Siyasal İslam’ın iktidarının Türkiye Cumhuriyetini şirket gibi yönettiğinin nedenini şimdi anladınız mı? - Ve bu şirketin ağları örümcek ağı gibi tüm dünyayı sarar. İnsanlar global gerçekleri bilmelidir ki dünya uluslarının şu an çektiği eziyetler, küresel güçler dediğimiz insan olduklarına inanmayan ve kendilerini *****Reptilian kırmaları diye adlandıranlar ile yereldeki işbirlikçileri toplu halde hareket ederek, insanoğlunun kanını emmesinden kaynaklanır. DSÖ de bunların kontrol ve denetimi altındadır, Siyasal İslam’ın İhvancıları, Hizbullahçıları da bunların piyonlarıdır. Deşifre olacaklar, zaman daraldı. Korkuları acılarla dengeleyip ipleri ellerinde tutmaktalar ve çekilen acıların korkuları aşmasına da asla izin vermezler, hassas terazi dengesinde tutarlar, bıçak sırtındaki araftasındır. İnsanların çektikleri acılarının derinleşmesi korku eşiğini aştırırsa, insanlar cesaretle ölümün üstüne yürürler. *****( Uzaydan geldiğine inanılan ve insan kılığına bürünmüş insan ırkına karışmış olduğuna inanılan sürüngenler! )
***

Garibim acemice çırağa çıkarılmış halklar diyar diyar dolaşıp davul tozu ve minare gölgesi arar dururlar. Kendini hilafetin sorumluluk yüklediğini söyleyen ve cumhuriyetimizde anayasayı ihlal eden mehdinin varlığını içselleştirmiş birileri var - sanırım konuştuklarının ne manaya geldiğini anlamaktaki acizlikleri, cehaletlerindendir? - Yasaları uygulamayan çürümüş bir hukuk sisteminde, hilafetin! Olmadığını hatırlatacak cumhuriyetin savcıları nerededir? Birde kendini, Osmanlı imparatorluğunun payitahtında! İl başkanı olduğunu söyleyen tarih bilmezin! Osmanlıda sarayın da soytarı ye da borazancı bile olamayacağını bilemeyecek kadar aciz, il başkanları var! Bizden habersiz neoconlar Osmanlıyı mı ilan etmişler? Türkiye Cumhuriyetine ne oldu? Sarayda hilafet mi ilan ettiler? Halife payitahtı mı değiştirdi? Osmanlıya mı vardık? Şahsimistanda milleti fukaralığa itmiş, düşüncesizce akla aykırı bir hamleyle vakıflar yasasını hayata geçirmiş! İki gün sonra Osmanoğulları; ‘’ haydi yallah buradan, boşalt koltuğu, devlet benim! Yasalar buna el veriyor. ‘’ derse! Demokrasimi diyecek halife mehdi? Anında tarikatlar cemaatler ve arkasındaki kendisine destek olduğunu sandığı kitle onları terk etmekle kalmaz, Osmanlıda neler olduğunu çok iyi biliyorlardır umarım? Sanırım tarihten başına gelecekleriyle ilgili ders çıkarırlar. İğrenç bir otokrasinin çıkmaz sokaklarında adaleti hürriyeti katleden firavunlar gibi Karunlar.
***

Gerçeklerle bağlarımızı koparmamalıyız. İnsani tüm doğal niteliklerimize bağlı olarak evrensel ölçekte özgür ruhlarımızın özgürce yaşayabileceği, özgür bir dünyaya ihtiyacımız var. İnsan özgür olmaya mecburdur. İnsan yaptığı her şeyden sorumludur. Anlamsızlık, özgürce seçme tercihlerimizde vardır. Özgürlüğümüzü korumayı sağlayacak eylemlere her türlü destek verilmelidir. Pratikte, yaşamın özünde önceliklerimizi özgürce belirleyip, tercih hakkına sahip olabilmeliyiz. İnsanların evrensel kötülüklerle olan mücadelesinde başarısız olma lüksü ve hakkı da yoktur. Bu uğurda yaşanacak başarısızlıklar özgürlüklerimizin kaybedilmesiyle sonlanır. 

 

Fransız kimyacı Lavoisier’i, devrin kanunlarına göre, Fransız mahkemeleri 51 yaşında giyotinle ölüme mahkûm eder. Celladın giyotin için boynuna boyunduruk vurduğunda Lavoisier kitap okumaktadır ve nerede kaldığını unutmamak için okuduğu kitabın arasına ‘’ kitap ayıracı ‘’ koymuştur. Yanına çağırdığı arkadaşı Matematikçi Langrange’ye şöyle der; ‘’ Kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam, insanın kafası kesildikten sonra da beyin bir süre daha düşünmeye devam etmektedir.’’ Giyotindeki ölüm mahkûmunun bu son anlarındaki en son isteği arkadaşını pek şaşırtmaz! Ölüme giden bilim insanın kutsal adanmışlığı ve ölüm anında da bilime olan katkısına saygı duyar. Celladı giyotini düşürüp kafası kesilip sepete düşerken ‘’ gülerek iki kere göz kırpar ‘’ arkadaşı Matematikçi Langrange sonra şöyle der; ‘’ - Lavoisier’in son saniyelerindeki ispat arayışı, bilimselliğin yüzyıllar sürecek meşalesidir. İnsanları, duyduklarına inanmaya değil düşünmeye davet ediyorum. Gerçekten başka hiçbir şeye güvenmemeliyiz, bunlar doğayla bize sunuluyor ve aldatamıyorlar.’’ #AntoineLaurentLavoisier

 







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI