bursa escort bursa elit escort görükle escort bursa escort görükle escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan vip transfer alanya porno izle porno izle sikiş izle sikis izle mobil porno izle porn izle hd porno izle canlı casino makrobet kacak bahis
Bugun...



Üç Fidanın İdam Edilişinin Üzerinden 49 Yıl Geçti...

Türkiye devrimci hareketinin Üç Fidan'ı Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idamının üzerinden tam 49 yıl geçti.

facebook-paylas
Tarih: 06-05-2021 11:03

Üç Fidanın İdam Edilişinin Üzerinden 49 Yıl Geçti...

Türkiye'nin tam bağımsızlığı ve devrim mücadelesinin Üç Fidan'ı, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, bundan tam 49 yıl önce gece yarısı idam edildi.

 

68 Kuşağı'nın simge isimleri ve öğrenci önderleri, 12 Mart 1971'deki darbenin ardından THKO-1 Davası’nda Ankara 1 No'lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nde yargılanmışlardı.

 

Deniz Gezmiş mahkemedeki savunmasında, "Türkiye'nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı ölümden korkmuyorum. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum" demişti.

 

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) üyeleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin, 16 Temmuz 1971’de başlayan THKO-1 Davası’nda TCK’nin 146. maddesini ihlal ettikleri gerekçesiyle, 9 Ekim 1971’de 146/1 maddesi uyarınca idam cezasına çarptırılmış, 6 Mayıs 1972'de idam edilmişlerdi.


 
Darağacına giderken dahi asla pişman olmadıklarını söyleyen Üç Fidan'ın son sözleri ise tam bağımsız Türkiye, devrim ve sosyalizm olmuştu.

 

Deniz'in “Tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkaracaktır, buna da inanıyoruz!” dediği gibi, O'nları asanlar bugün 'katil' olarak anılırken, Deniz, Yusuf ve Hüseyin Türkiye devrimci mücadelesinin Üç Fidan'ı olarak anılıyor.

 

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı aramızdan ayrılışlarının 49. yılında saygı ve özlemle anıyor, son anlarına şahitlik eden mektuplarını sizlerle paylaşıyoruz:

 

DENİZ GEZMİŞ

 

“Baba,

 

Mektup elinize geçtiğinde ben aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin dersem yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum, insanlar doğar, büyür, yaşar, ölürler, önemli olan çok fazla yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir.

 

Bu nedenle ben erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki benden evvel giden arkadaşlarım hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de düşmeyeceğimden şüphen olmasın, oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir, o bu yola bilerek girdi ve sonunun da bu olduğunu biliyordu.

 

Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil Türkiye’de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum.

 

Cenazem için avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara’da 1969’da ölen arkadaşım Taylan Özgür’ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul’a götürmeye kalkma, annemi teselli etmek sana düşüyor, kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. 

 

 Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum, bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir, son anda yaptıklarımdan en ufak pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, ağabeyimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım.

 

Oğlun Deniz Gezmiş. Merkez Cezaevi”

 

YUSUF ASLAN

 

"Bütün Akrabalara,

 

Bu mektubumu okuduğunuz zaman artık aranızda olmayacağım. Mektubumu Senatonun idamlarımızı tasdik ettiğini öğrendiğim anda yazıyorum. Şundan emin olmalısınız ki, bugüne kadar davama olan inancım sarsılmamıştır. Sehpaya gidene kadar da en ufak bir sarsılma olmayacaktır.

 

Ben, halkımın kurtuluşu, Türkiye'nin tam bağımsızlığı için savaştım. Sizler beni tanıyorsunuz. Bir yıldan beri bu bir avuç sömürücüler, vatan satıcıları, işbirlikçiler ellerindeki bütün imkânlarla bizi dışardan yardım gören, beyinleri yıkanmış, vatan haini, dışardan emir alan, bölücü, anarşist diye tanıtmaya ve halkımızdan bizi koparmaya çalıştılar. Bu bir avuç azınlığa göre vatanseverlik; vatan satmak, yabancılarla işbirliği yapmak, NATO'yu, Amerika'yı savunmak, 6. Filo'yu ağırlamak, milyonlarca köylünün geçimi olan haşhaş ekimini elinden almak, işçinin grev hakkını engellemek, Amerika'ya ve emperyalizme hizmet etmektir.

 

Biz bunlara karşı çıktık. Bunun için biz vatan haini, onlar vatansever oldular.

Bizi bu mücadelemizden dolayı, güya adil mahkemelerinde yargılayan ve yine adil kurumları eli ile asacak olanlar bilmelidirler ki; biz halkımızın kurtuluşu ve Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesi uğruna bir defa öleceğiz. Bizi asanlar, .

 

Son sözüm; Yaşasın İşçiler, Köylüler! Yaşasın Devrimciler! Yaşasın Halkımın Kurtuluşu ve Bağımsızlığı İçin Savaşanlar! Yaşasın Tam Demokratik Türkiye'nin Kurulmasından Yana Olanlar!"

 

HÜSEYİN İNAN

 

"Babama, anneme, kardeşlerime ve yakın akrabalarıma

Söyleyecek fazla söz bulamıyorum.

Bir insanın sonunda karşılayacağı tabii sonuç bildiğiniz sebeplerden dolayı erken karşıma çıktı.

Üzüntü ve acınızı tahmin ediyorum. İleride durumunu çok daha iyi anlayacağınız inancındayım.

Metin olunuz. Üzüntü ve acılarınızı unutmaya çalışınız.

Bütün varlığımla hepinize kucak dolusu selamlar sevgiler!...

Yazılacak çok şey var, fakat hem mümkün değil, hem de sırası değil

Candan selamlar"







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI