bursa escort bursa elit escort görükle escort bursa escort görükle escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan vip transfer alanya porno izle porno izle sikiş izle sikis izle mobil porno izle porn izle hd porno izle canlı casino makrobet kacak bahis
Bugun...



YENİ YILDA İKTİDAR İÇİN SİYASİ ANALİZLER

Mustafa Türker: YENİ YILDA İKTİDAR İÇİN SİYASİ ANALİZLER

facebook-paylas
Tarih: 04-01-2021 07:05

YENİ YILDA İKTİDAR İÇİN SİYASİ ANALİZLER

‘’ KORKTUĞUMDA SIĞINACAK HİÇBİR YERİM KALMAMIŞTI. BENDE KORKMAYI BIRAKTIM ’’ #CengizHan  

 

İsviçreli psikiyatrist ve psikanalizci Hermann Rorschach uyguladığı ve kendi adını verdiği, Projektif test-mürekkep lekesi testi; deneklerin algılarını mürekkep lekesi kullanarak analiz eden psikolojik bir testtir.

 

Psikologlar; kişinin kişilik özellikleri ve duygusal işleyişini incelemek için bu testi kullanırlar. Deneklerin, kendi düşünme süreçlerini açıkça anlatmak için isteksiz oldukları durumlarda, altta yatan düşünce bozukluğunu tespit etmek için başvurulan zekâ, düşünce bozukluğu testidir. Bu bağlamda kişinin hangi rahatsızlığa sahip olduğunun net tespiti söz konusudur. Rorschach ( Rorşaş ) testi - projektif test - mürekkep lekesi testi; tartışmalı ve eleştirel olsa da, denekler üzerinde yapılan klinik çalışmalarda, testler tamamen doğru sonuçlar vermiştir.

 

Düşünce bozukluklarının tanımlanmasında değer yaratan bir kavramdır. Son tahlilde; şizofrenik düşünce bozukluğu ve bağımlılık yaratan diğer ayrıcalıklı konularla, daha az olmakla beraber, düşmanlık doğuran kaygı, anksiyete benzeri düşünce bozukluklarının tespitinde kullanılan; zekâ, düşünce bozukluğunun klinik ortamdaki bilimsel ölçütüdür

( * Rorschach Testi için, internet üzerinde yayımlanmış bilimsel içerikli kaynaklara başvurulabilir.) 

 

Düşüncesiz aklın, doyumsuz ruhlu açı! her şeyin avına çıkar. Dalkavuklardan sakınınız çünkü onlar insanı boş kaşıkla beslerler. Bir insanı çöplükten çıkartabilirsiniz ancak içindeki pisliği çıkartamazsınız.

 

Etiketlerin apoletlerini takmak uğruna, insanların kendilerinden verebilecekleri tavizler ve ödünler ile karakterlerinden feda edebileceklerini çok iyi bir şekilde tahlil edip, analizlerimizde bunları sorgulamak üzerine yoğunlaşmalıyız. Makamların, mevkilerin getirisinin farkında olanların, sahip oldukları ruhsal yapıların davranışsal özelliklerini oluşturan karar alma dinamiklerinde neleri önemsedikleri, kendilerince önceliklerin neler olduğunu, toplumsal sınıflar ve gruplar üzerinde çalışarak, çözüme ulaştırmalıyız.

 

Toplumda belli bir ağırlığı bulunan tipolojilerin adamlıktan ve de insani değerlerden yoksun zaaflarını yakalayıp, bu noktalarda oluşturdukları negatif korelasyonlu kalıplaşmış davranışsal özelliklerin gen haritaları çıkarılarak, toplumun ve bireylerin pozitif ortak değerler doğrultusunda iyileştirilmesi yönünde, çok yoğun bir çaba sarf edilmesi son derece önemlidir.

 

Tolumda değersizleştirilen nesnel olguların yeniden değerler silsilesinde konumlandırılarak özümsetilmesiyle, insani değerlere hak ettikleri önemin yeniden kazandırılması ve özüne döndürülmüş değerlerin, toplum olma bilincinin gereği olduğu çok net bir şekilde anlatılmalıdır. Kötülükten yalan ve yanlıştan beslenen, şeytani zekânın yerine, hakikatin doğrusal değerlerinden oluşturduğumuz özümüzdeki davranışsal tavırlarımızla, toplumda örnek bir rol model oluşturmalıyız.

 

Siyasal platonun uygarlaştırılması, insani değerlerimizin geriye kazandırılmasına ve hakikatin kendisine götürür bizi. Dijital diktatörlük kapanımızın kelepçelerini kırıp atmak, temel işlevsel sorumluluğumuz haline gelmiştir. Mikro düzeyde dağılımlı grupların sosyolojilerini derinlemesine çözümleyerek, ülke gerçeklerinin; kısa, orta ve uzun vadeli planlanmış stratejilerinin reel politik süreçlerini oluşturmalıyız. Ulusal düzlemde halkın kendi gündemini yakalayıp, güncel gündem üzerinden günümüzde çığır açıcı çözüm odaklı sınanabilir ve gözlemlenebilir politikaları belirlemeliyiz.

 

Seçmen gruplarının ortalama değerlerinden yola çıkılarak, karşılıklı bağımlılığın illiyet duygusu içerisinde, ortalama değerlerin beklentilerine yanıt verebilecek politikalar geliştirebilmeliyiz. Politik stratejimizi, tamamen seçmenin bizi ikna edip kanaatlerimizin oluşumuna yön verdiği ve bizim de bunlardan hareketle oluşturduğumuz stratejik politikalarımızla; seçmeni ikna edip, yön verip yönettiğimiz, karşılıklılık ilkesinde inşa edilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Kabul gören düşüncelere hâkim olabilmek için de karşıt fikirlerin kaynağındaki söylemlerini özümseyerek dinleyip, dikkate almalıyız.

 

Öte yandan da her türlü şart ve koşul altında kendi yapıcı düşüncelerimizi de anlaşılır bir lisanla ortaya sürüp dinletebilmeliyiz. Fikirlerimizi ortak düşünceler etrafında şekillendirip, önemseterek destek bulabilmeliyiz. Fikirlerimizden doğan sözel söylemlerimizin kabul görebilmesi ve eylemlerimizin desteklenebilmesi ancak karşılıklı iletişimden doğan çok taraflı istişare ile mümkündür.

 

Bireysel anlamda, sıkı bir ideolojik disipline bağlı kalarak hepimiz sahaya inmeliyiz. Çalışmalarımızı, bire bir kendi etkinliğimizin bulunduğu tesir alanlarımızda, bir fazla kişiyi nasıl ikna etmeliyiz? Sorusuna yanıt bulabileceğimiz öznel durumsallık ilkesinde yoğunlaştırmalıyız. Bireysel ikna süreçlerinin öznelliğini keşfedip yakalayabilmeliyiz.

 

En fazla seçmene, bir fazla insana ulaşarak, taban örgütlenmelerini moral motivasyon açısından teşvik ederek canlandırmak mecburiyetindeyiz. Sorumluluk alanlarında örgütsel yetki devriyle en fazla katılımcılık sağlanmalıdır. Ekip ruhunu geliştirip yaygınlaştırdığımız çalışmalarımızla verimli, etkin ve çabuk bir karar alma mekanizması devreye sokulmalıdır. Kadroların tamamı alanlarda mobilize edilerek; sorunsallara tam zamanında, yerinde ve kaynağında esnek ve alternatif yöntemlerle proaktif çözüm yolları üretilmelidir. Farklı kesimlerin optimum düzeyde işin içine çekilmesiyle siyasal prodüktivitede fayda maksimizasyonuna gidilmelidir.

 

Demokratik iktidarın güç paylaşımında; sivil toplum örgütlerinin yetki alanlarında, ortak paydalarda buluşularak, beraber hareket edilmesi yönünde bir tarz benimsenmelidir. Örgütlü haldeki kuruluşların, kendilerini bir fiil doğrudan ilgilendiren meselelerde toplumun sorunsallarının çözümüne, etkin ve aktif katılımları teşvik edilmelidir. Kamusal alanda faaliyetlere dâhil edilmesi önceliklenmelidir. Bu tür nesnel olgusal yapılanmalarda, sermaye örgütleri ile sınırlı kalınılmayarak ve emeğin sendikal örgütlenmeler ile akademi, kültür, sanat, spor gibi, toplumsal kurumların tamamını kapsamalıdır. 

 

Problemli alanları oluşturan konularda ortak aklın etrafında bir araya gelinerek, bilimsel verilerin ışığında gerçeklerin peşinden gidilip; doğru ve de rasyonel yöntemlerle, kurumsal disiplinle bağlı kalınmak koşuluyla, tabanda geniş kamuoyu oluşturulması hedeflenmelidir. Kitlelerin faaliyetlere katılması teşvik edilmelidir. Dini, dili, ırkı, rengi ne olursa olsun, sırf insan oldukları için eşit doğmuş bulunan kişilerin, devlet karşısında aynı hak ve özgürlüklere sahip oldukları, hukuken eşitlikçi, sosyo ekonomik olarak da paylaşımcı, adaletçi bir siyasal sistemi yenidünya düzeninde ivedilikle kurmalıyız.

 

Birlikte yönetmek dediğimiz; halkın, kitlelerin ve tüm örgütlü, örgütsüz toplumsal kesimlerin ortak karar alma mekanizmalarında katılımcı ve etkin olduğu “ Siyasal Komiteler Sistemi ” oluşturulmalıdır. Çağımızın bu siyasal realitesini önceden görüp hayata geçirmeliyiz.

 

Başarı bir bütündür, şartsız koşulsuz herkesin ortak çabasında, aktif ve etkin yoğun katılımı gerektirir.

 

Onurlu yalnızlıkların senin kendi iradenin gücündür. Bırak insanlar arkandan konuşsunlar. Yeter ki sen yolunda gitmekten asla vazgeçme, çünkü sen onların da önündesin demektir. Eğer yolundan geri dönersen bil ki onları haklı çıkarırsın. Ömrünce verdiğin tüm mücadelen de boşa gitmiştir. Orada kaybeden sadece sen değilsindir. Gitmekte olduğun yolu da tüketmişsindir. Ardından gelip, senin yolunda yürüyenlere de yenilgi için zemine ihanet taşlarını döşemişsindir. Yürüdüğün yolda ardından gelen yoldaşlarına, yanlış sapa yolların tuzağını kurmuşsundur, yoldaşlarını da mağlup etmişsindir…

 

‘’ Bu ağaçlar katlanmaz daha basık bir göğe, bu taşlar katlanamaz yabancı çizmelere, yalnız güneşe boyun eğer bu yüzler ve yalnız doğruluğa boyun eğer bu yüzler…’’  Alıntıdır







FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI